• https://www.facebook.com/psikofiz.yeni
  • https://twitter.com/pskalpardic

Öğrenmenin Temelleri

 Öğrenmeyi açıklayan iki temel yaklaşım vardır.

 

1-     davranışsal yaklaşım: yirminci yy dan önce psikolojiyle ilgili veriler içe bakış biçimindeki kişisel gözlemlerden oluşuyordu. Buradaki içe bakış kişinin kendi algı ve duygularını dikkatle inceleyip kaydetmesidir. 20 yy ın başlarında Watson içe bakışın gereksiz bir yaklaşım olduğunu öne sürmüştür. Ona göre psikoloji eğer bir bilim olacaksa verilerin gözlenebilir ve ölçüle bilir olması gerekir. Oysa içe bakış sadece kişinin kendi tarafında yapılırdı ve ölçülemezdi. Davranışçı yaklaşım kısaca U-T psikolojisi olarak ifade edilir. Davranışçılar organizmanın içinde olanla ilgilenmez.

2-     Bilişsel yaklaşım: bu yaklaşıma göre birey edilgen bir uyarı algılayıcısı değildir (pasif değildir). İnsan zihni çevreden gelen uyarıcıları etkin bir biçimde işler ve onları yeni biçimlere dönüştürür. Bilimsel yaklaşımın amacı zihinsel süreçlerin nasıl örgütlendiğini ve çalıştığını açıklamaktır. Bu yaklaşım bir yerde davranışçıların yetersizliğine tepki olarak doğmuştur ve insan davranışlarının yalnızca uyarıcı tepki bağıyla açıklanamayacağını öne sürmüştür.

Davranışçı ve Bilişsel Yaklaşım Arasındaki Farklar

1-     Davranışçılar için uyarı tepki ikilisi önemlidir. Bununla ilgili süreçler zihinde gözlemlenemediği için davranışçılar bununla ilgilenmez. Bilişselciler ise uyarıcının birey tarafından algılanmasından itibaren bireyde meydana gelen içsel süreçlere ve öğrenmeye etki eden bilişsel özelliklerle ilgilenir.  Uyarı Tepki arasındaki içsel süreçleri inceler.

2-     Davranışçılar gözlenebilir davranış üzerine odaklanırken, bilişselciler buna ek olarak bireyin zihinsel yapısını da dikkate alır.

3-     Davranışçılar dikkat, imgeleme, iç görü gibi süreçleri önemsemezler.

4-     Davranışçılar davranışın öğrenildiğini, bilişselciler bilginin öğrenildiğini ve bilgide meydana gelen değişikliğin davranışa yansıdığını söylerler.

5-     Davranışçılara göre dışsal pekiştireçler öğrenmede etkilidir. Bilişselcilerde dışsal pekiştireçlerin yanı sıra içsel pekiştireçlerde önemlidir.

6-     Davranışçı kuram daha çok hayvanlar üzerinde basit davranış çalışmaları yaparak öğrenmenin kurallarını anlamaya çalışırlar. Bilişselciler ise problem çözme, kavram öğretme gibi bilişsel ve karmaşık davranışlarla ilgilenmişlerdir.

7-     Davranışçılar öğrenmenin anlaşılabilmesi için çevrenin organizma üzerindeki etkisinin incelenmesi gerektiğini belirtirler. Bilişselciler ise öğrenmenin zihinsel bir süreç olduğunu belirtirler. Öğrenmenin anlaşılabilmesi için anlam, düşünme, problem çözme gibi zihinsel süreçlerin incelenmesi gerektiğini söyler.

8-  A) Davranışçı Açıdan Öğrenme: yaşantı sonucu ortaya çıkan davranışlarda ortaya çıkan kalıcı değişiklikler olarak tanımlanır.

Bunun 3 boyutu vardır

1-     Yaşantı sonucu olması: bireyin çevresiyle kurduğu etkileşim sonucu kalan izlere yaşantı denir.

2-     Öğrenme sonucu davranışta bir değişiklik olmalı: öğrenmenin bir davranış değişikliği ile sonuçlanması beklenir. Artış ya da azalma olmalı. Yani bir davranışı bastırmayı ya da ketlemeyi öğrenmemiz yeni davranış öğrenmek kadar önemlidir

3-     Öğrenmenin kalıcı iz bırakması: davranışta görülen geçici değişiklikler öğrenme değildir. Her devamlı davranışta öğrenme değildir.

B) Bilişsel Açıdan Öğrenme: bireylerin zihinsel yapılarında olan değişiklerdir. Gözlenebilir ve devamlı olma bilişselciler içinde önemlidir. Fakat önemli olan bilişsel değişikliktir. Bilişselciler öğrenmenin içsel bir süreç olduğunu ve doğrudan gözlenemeyeceğini söylerler. İçsel süreçlerin dışa yansıması davranış değişikliği iledir.

 

Ankara Çocuk Psikoloğu

Üyelik Girişi
Takvim
Ankara Psikolog

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret272261