• https://www.facebook.com/psikofiz.yeni
  • https://twitter.com/pskalpardic

İnternet Bağımlılığı

İnternet Bağımlılığı ve Çocuğumuz

 Bilimin ve teknolojinin hızlı gelişiyle insanlar arasındaki iletişim ve ilişki tarzı da hızla değişmeye başlamıştır. Bu gelişimlerden bir tanesi de uçsuz bucaksız bir sanal dünyayı içinde barındıran İnternet’tir. Tüm teknolojilerin ve gelişen bilimin iyiye kullanılması insanlık tarihi açısından çok önemli bir yere sahiptir. Ancak her alanda olduğu gibi teknolojinin ve bilimin bazen bilerek bazen de bilmeyerek kötüye kullanımları olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu gelişim ve değişim furyası içerisinde İnternet’i ele aldığımızda, doğal olarak bu gelişime çocuklarımız daha çabuk adapte olmakta ve İnternet’i daha fazla kullanmaktalar. Aileler İnternet kullanımı konusunda çocuklara nazaran daha geride kalmış ve çocuklarını kontrol etmekte zorluklar çekmektedir. Son zamanlarda aileler çocuklarını İnternet’in renkli ortamından ve cazibesinden koruyamaz duruma gelmiştir. Değişen dünyada çocuklar için yeni bir risk alanı daha ortaya çıkmıştır. İnternet’in çok kısa sayılabilecek bir sürede hızla evlerimizin içine girmesi aile içi ilişkileri de zedelemeye başlamıştır. İnternet’in ilk eve girişiyle anne baba için çocuğun kendisini geliştirmede ve eğitimine yardımcı olacağı bir araç olarak görülür. Nitekim amacına uygun kullanıldığında İnternet böyle bir işleve sahiptir.

 

Bazı aileler çocuğum gözümün önünde olsun-dışarıda kötü alışkanlıklar edinmesin diye evlerine internet alırlar. ‘Dışarı çıkma’ ‘gel sana bilgisayar aldık’ ‘internette bağlattık’ gir odana oyna demek çocuğu riskle baş başa bırakmak anlamına gelebilir.

 

“Anne-babalar, sokağa çıkmasını istemedikleri çocuklarını sosyal ilişkiden mahrum bırakarak bilgisayara ve yalnızlığa itmektedir. Oysa çocuk iyi ve kötüyü tanımalı, gerektiğinde kavga etmeli, küsmeli sonra barışmalı ve hayatta kendini bekleyen sorunlara karşı provasını yapmalıdır” aksi takdirde gerçeklikten koparmış yaşamın gerçekliği karşısında direncini zayıflatmış oluruz.

 

Aslında bazı insanlar için İnternet, bilgi ve iletişim aracı olmaktan ziyade bağımlı kaldıkları, hayatın bir parçacı olan “özgürlük” alanı durumuna gelmiştir. Neden insanlar İnternet kullanırken kendilerini kontrol edemiyor? Neden İnternet ellerinin altında olmadığında bir eksiklik, huzursuzluk veya sinirlilik hali oluşmaktadır. Sanırım bunun cevabı “bağımlılığın” yanında bilinçaltının ya da kişinin iç dinamiklerinin aktif hale gelmesi diyebiliriz. Yani mesele kişinin kendisiyle ilişkili olduğudur. Birçok kişi sosyal yaşamında, yüz yüze ilişkilerinde karşılığını bulamadığı yaşam biçimini ve bir takım tutkuları sanal ortamda sınırsız ve çekici bir şekilde yaşamaktadır. Hem de tüketerek. Gerçek dünyadan uzaklaşan bireyler, sanal dünyada gerçek olmayan faaliyetler ve ilişkiler içerisine girerek toplumdan soyutlanmakta, bilgisayar ve İnternet bağımlısı haline gelmektedir. Bu, tıpkı alkol, sigara ve uyuşturucu bağımlılığı gibi, kişileri esir almaktadır.

 

Çocuğa İnternet kullanımı ile ilgili bilgi verilmediyse çocuğun interneti kötüye kullanma olasılığı yüksektir. Öncelikle çocuklarla internetin hangi amaçlarla kullanılacağı hakkında konuşmalı ve o bilinç verilmelidir. İnternet kullanım bilinci verilmediği takdirde aile istemese de çocuk bir yolunu bulup amacına ulaşacaktır. Çocuğun girmemesi gereken siteler genel olarak belirlenmeli ve anlaşmalar yapılmalıdır. Bu konuda anne babalar çocuklarına iyi bir model olmalıdır.

 

Kontrol edemeyeceğini düşünen aileler çocuklarıyla bazı anlaşmalar yapmalıdır.

Bunlar, haftanın veya günün belirli saatlerinde bilgisayarın kullanıma açık ve kapalı olması gerekir. Öncelikli olanın, dersleri ve okulu olduğu vurgulanmalı ve gereken destek verilmelidir.

 

Mümkün olduğu kadar bilgisayar ortak kullanım alanında bulunmalıdır. Bilgisayar zorunlu durumlar harici çocuğun odasında olmamalıdır. Sakıncalı sitelere neden girmemesi gerektiği hakkında çocuklara gerçekçi bilgilendirmeler yapılmalıdır. Korkutmak için veya geçiştirmek için yanlış bilgiler vermek sakıncalıdır.

 

İnternet bağımlılığı nelere yol açar?

Öncelikle gerçek dünyadan uzaklaşan kişi sanal âlemin cazibesine kapılarak gerçek olmayan ilişkiler içine girmeye başlar. Bu sanal âlemde geçirilen süre uzadıkça bireyin sosyal ilişkilerinde gerilemeler başlayabilir. En önemlisi sıklıkla İnternet kullanan çocukların, kendililerini sağlıklı bir şekilde ifade edemedikleri ve sosyal ortamlarda çabuk sıkıldıkları agresif davranışlarda bulundukları gözlenmektedir. Özellikle bilgisayar oyunları çocukları bağımlı hale getirmektedir.

 

  • İnternet  ortamından yoksun kaldığı durumlarda bir eksiklik duygusu, sinirlilik hali ve saldırgan davranışlar ortaya çıkabilir. Zaman içerisinde insanlarla yüz yüze ilişkide bulunmak istemeyebilir bu da sosyalleşmesinin azalmasına neden olur.
  • Aileyle sorunlar yaşanmaya başlanır ve derslerde gerilemeler başlayabilir.
  • Zamanının büyük bölümünü internette geçirilir
  • Zor durumda kaldıklarında veya yanlış bir şey yaptıklarında yalan söylemeler başlayabilir.

 

Çocukların hayatında eğlence ortamıyla diğer etkinlikler arasında sağlıklı bir denge kurabilmek, ebeveynler için çoğu zaman gerçekleştirilmesi zor bir hedef olmuştur. Internet, bu zorluğu daha da artırmıştır. Internet iletişimi ve etkileşimli oyunlar bazı çocukları o kadar bağlar ki çevrimiçi ortamda geçirdikleri zamanı fark edemezler.

Neler Yapılabilir:

  1. Çocuklarınızı sanal ortam  yerine doğal ortama yönlendirin. 
  2. Spora sosyal faaliyetlere yönlendirin.
  3. Ev içinde veya başka alanlarda yapacağınız faaliyetlerde veya değişimlerde çocuğunuzun fikrini alın,
  4. Yeni arkadaşlık kurmasına yardımcı olun ve arkadaşlık ilişkilerini destekleyin
  5. Bir çok önlemi almanıza rağmen bu durumu engelleyemiyorsanız ve çocuğunuzun okul başarısı ve sosyal yaşamı olumsuz etkileniyorsa  profesyonel yardım alın.

 

Ankara Çocuk Psikoloğu

Üyelik Girişi
Takvim
Ankara Psikolog

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam14
Toplam Ziyaret272346